Yolu bir şekilde bulunduğu Şehzadebaşı semtine ismini veren Şehzade Cami’ye düşenler, caminin bahçesindeki çınar ağacının etrafında oluşan kalabalığı görünce şaşkınlıklarını gizleyemezler. Hele bu ağacın etrafı Cuma günleri adeta ziyaretçi patlaması yaşamaktadır. Biz de “nedir bu ağacın hikmeti” dedik ve konuyu sizler için araştırdık…

Caminin medrese tarafındaki avlusunda bulunan ve bahsimize konu olan Çınar Ağacı özellikle cuma günleri çok sayıda ziyaretçinin akınına uğramakta. Ağacı çevreleyen demirlere dilek dileyip bez bağlayanlar mı dersiniz, yoksa el açıp dua edenler mi. Şehzade Mehmed Külliyesi(1543-1548) ile yaşıt, çevresi 5 metre, çapı 1,59 metre ve boyu 10 metre olan bu Çınar Ağacının yanında rivayete göre Helvâi Yakup Efendi’nin türbesi bulunmaktaydı.



Helvâi Yakup Efendi ve Çınar Ağacı


Helvai Yakup Efendi, Silifke’nin Zeyniye köyünde doğmuştur. İstanbul’a gelerek Bayrami tarikatının şeyhlerinden Pir Ali Aksarayi’den ders almıştır. Kanuni Sultan Süleyman, Bozdoğan kemerine bitişik birkaç oda yaptırarak Helvai Yakup Efendi’ye vermiştir. Kanuni devrinde yaşayan bu zaat Şehzade Cami’de dersler vermiştir. Ancak halk onu verdiği derslerden ziyade cami bahçesinde bulunan çınar ağacı altında Cuma günleri dağıttığı irmik helva ile tanımıştır. Öyle ki, Cuma günü namaz sonrası elinde büyük bir kazanla caminin sol tarafındaki çınarın altına gelir, cami çıkışında cemaate helva dağıtırmış. Ve rivayete göre kazandaki helvası hiç bitmezmiş gün boyu… Bu yüzden burası kutsal kabul edilmektedir.



Vefatından sonra Cuma günleri helva dağıtımı âdeti sevenleri tarafından devam ettirilmiş, savaş yılları, Şehzadebaşı medresesinin dağıtılması, buradaki eğitim yuvasının Tekke ve zaviye kanunu gereği yasaklanması neticesinde göreve gelen Diyanet görevlilerinin de bu uygulamayı devam ettirmediklerinden dolayı bu görevi halk kendi dayanışması ile sürdürmüştür. İstanbul ve yakın illerden gelen, ekserisi kadınlardan oluşan kalabalıklar her Cuma günü bu ağacın etrafında toplanır, Becerebilen evde yaptığı çeşitli helvaları, beceremeyen Tahtakale şekercilerinden aldığı helvaları 50-100 gramlık kâğıda sarılmış paketlerde burada halka dağıtırlarmış.



1588 yılında vefât eden Helvâi Yakup Efendi’nin çınar ağacı yanındaki kabri, 1980 İhtilalcileri tarafından “buraya toplanan yüzlerce vatandaş kamu düzenini tehdit ediyorlar” gerekçesi ve Diyanetin “Bir türbeden helva adayarak, menfaat istiyorlar, bu şirktir” savunması ile kaldırılmıştır. O günden sonra yasak olduğu için helva dağıtan olmasa bile dua etmeye vatandaşların geldiği bir mekandır. 90’lı yılların başında siyasi hava sertliğini kaybedince Helvacı Baba’nın kabrinin tekrar yerine taşınması gündeme gelmiş olsa da Yakup Efendi’nin naaşının nereye ***ürüldüğü konusunda bir bilen çıkmadığı için bu girişim başarısız olmuştur.


Şehzade Caminin bahçesindeki meşhur Çınar Ağacı’nı çevreleyen demirlerin üzerinde “burada türbe yoktur” yazılı bir levha asılmasına rağmen, vatandaşların gelip dua ettiği ve – maalesef – dilek dileyip bez bağladığı bir yer olarak günümüzde mevcudiyetini devam ettirmektedir.

Şehzade Camii
















Yazı içeriği kaynağı: istanbultarih.com

Görsel kaynak: google